Hizbullah, İsrail'in hediyesi - _*_*_*_*_ÖNCE İNSAN_*_*_*_*_ - Blogcu



_*_*_*_*_ÖNCE İNSAN_*_*_*_*_

*****İnsanlığı yaşamak; yardımlaşma ve dayanışma ile mümkündür*****

28/7/2006

Hizbullah, İsrail'in hediyesi

 

Ortadoğu kanıyor. Ve İsrail'in dünya kamuoyunu etkilemekteki gücüne bakınız ki, olayların 1 İsrail askerinin kaçırılması ile başladığı yolunda genel bir kanaat mevcut.
Oysa gerçek, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın söylediği gibi: Önce 7 Filistinli çocuk plajda vuruldu...
Hamas bunun üzerine 1 İsrail askerini kaçırdı. Hizbullah ona destek vermek için 2 asker daha kaçırdı.
İsrail orantısız güç kullandı; çünkü onların zaviyesinden bakınca, ordusunun caydırıcılığı darbe yemişti. Bu da ülkenin varlığını tehlikeye atıyordu.
Bu arada Erdoğan'ın "Filistinli çocukların şehit olduğunu" söylemesi, bir dil sürçmesiydi. Ama bir anlamda Başbakan'ın ruh haletini de ortaya koyuyordu. İsrail'in "meşru müdafaa" gerekçesiyle sivil hedefleri acımasızca vurmasının yarattığı infial, devlet işlerine duygusallığı karıştırmamak gereğini gölgelemiş, Erdoğan'ın ağzından "Şehit çocuklar" sözü dökülüvermişti.
Bu, bütün İslâm dünyasının bakış açısını da özetliyordu. Erdoğan, kalbinin sesini dinlerken, Batı'nın hoşlanmayacağı bir üslûp kullanmıştı ama, İslâm ülkelerinin halkına da "Biz aynı iklimin insanlarıyız" mesajını vermişti.
Erdoğan mantıken "Batılı" fakat ruhen, içinde bulunduğumuz coğrafyanın ezilen insanlarına çok yakın; onların acılarına karşı çok duyarlı. Zaten, AK Parti'nin önemli bir çoğunluğu aynı hisleri paylaştığı için, 1 Mart tezkeresi TBMM'den geçmedi.
İsrail'in bölgedeki kabadayılığı, kin ve nefret tohumlarının yeşermesine yol açıyor; Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora'nın da ifade ettiği gibi, barışı biraz daha zora sokuyor.
Roma toplantısından "ateşkes" kararı çıkmadı. Lübnan Hükûmeti'nin tüm ülkeye egemen olması istenirken, 1559 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı hatırlatıldı. Bu karar, Suriye'nin Lübnan'dan çıkartılmasını öngörüyordu ki, bu gerçekleşti; ama aynı kararın ikinci adımı, "Hizbullah'ın silâhsızlandırılması" idi.
Roma toplantısı sonrasında, Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora, İsrail işgal ettiği topraklardan çıkmadan, cezaevlerinde tuttuğu Lübnanlılar'ı iade etmeden, Hizbullah'ın varlığını sürdüreceğini hatırlattı. Hizbullah ikili bir yapıya sahip ve siyaskanadının hükûmette bakanı var. Hizbullah'ın silâhsızlanması, bölgede adil bir barışın sağlanmasından sonra ancak gerçekleşebilir.

 

Nazlı Ilıcak
http://www.haberalemi.net

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kategori: (Belirtilmemiş) :: Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!


* * * * * * * * * * *

Yazan: oesx | Konu: x | Tarih: 2006-09-06 09:53:50
Antiemperyalist mücadele verirken, özgürlük ve demokrasi için de mücadele etmek gerekir. Antikapitalist olmadan antiemperyalist olunmaz. Bu özelliklerin hiçbiri yok Hizbullahta.

Şeriatin ve siyasal Islamın yol gösterdiği mücadele antiemperyalist olmadığı gibi özgürlükçü ve demokrat da değildir, kesinlikle özgürlükçü ve demokrat olamaz. Hizbullah’ın zaten böyle bir iddiası da yok.

Benim Ortadoğu barışı konusunda hiza ve istikametime baktığım tarihsel ve siyasal bir formül var:

1. Başta Araplar olmak üzere bütün Müslüman devletler, İsrailin devlet olarak varlığını kabul edecekler;

2. İsrail 1967 savaşından önceki sınırlarına çekilecek ve barış antlaşması imzalanacak.

Özdemir İnce

http://gaykedi.blogspot.com/



Bağlantı:: ::

> MÜZİĞİ KAPATMAK İSTERSENİZ "ESC" TUŞUNA BASABİLİRSİNİZ <